15 Haziran 2010 Salı

Yasemin ÖZERİ "sade-ce tasarım"


Yetenekli bir moda tasarımıcısı Yasemin Özeri."Görünmez Kentte Karnaval" konseptli tasarımıyla EİB  Moda Tasarım Yarışmasında 2. olan Özeri ile tasarımın geniş yelpazesinden kişiye özel tasarımlara, shop in shop tarzından "Köksüzlük" konseptine kadar
"sade-ce tasarım" adına her şey hakkında bir konuşma...




Tasarımda zamansızlığı yakalamak cok önemli, diyor Yasemin Özeri."Önemli olan bir konseptinizin olması."Tasarımcı seri üretime destek vermelidir." fikrini destekleyen Özeri, Eğer tasarımda sorduğunuz sorunun cevabı yok ise; onu tasarımdan atmalısınız, diyerek, Bazen tasarımda koyduğunuz şey kadar koymadıklarınız da önemli, cümlesini destekliyor. Ardından

Yasemin Özeri tasarımları naif, sade ve lif gibi doğasına ait. Peki kimdir Yasemin Özeri? Bize kendi dünyanızdan bahsedebilir misiniz?, diye soruyorum Özeri' ye.

   Yasemin Özeri bir tasarımcıdır, diyor.

      "Herkes kendi hikayesini kendisi yazabilir ama asla insanlara bir hikaye sunmadım. Tasarımını çok beğendiğim bir kıyafetin içinde yazılar ile o kıyafeti anlatan bir kağıt gördüm. Şunu söylemek istiyorum:Bu yaklaşımlar sahte! Yazılar yazarak, şiirler ile süsleyerek tsarımı birisine aitmiş gibi yapmak çok sahte bir yaklaşım. Sizin tasarım yaparken vermeniz gereken çaba, yaptığınız kıyafeti bu tarz yöntemler ile kişileştirmek yerine evrenselleştirmeyi savunuyorum. Tasarladığınız bu kıyafeti dünyanın bir ucundaki insanda giyebilmeli ve insan kendi kullanım biçimiyle sizi tasarladığınız bir kıyafeti kişiselleştirmeli."

 Art.i.choke' un kurucusu ve tasarımcısı Öykü Thurston Zushi ile birlikte Türkiye' de alışık olmadığımız Shop in Shop konseptli bir tasarım butiği açma fikri nasıl doğdu? Nedir bu Shop in Shop konsepti?

     Mağazamız bir ana mekan ve 4 odadan oluşmakta. Bu odaların her birinde bir tasarımcı tüm koleksiyonunu sergileyip satışını yapabiliyor. Biz burayı kurguladığımızda tasarımcıların ürün verebileceği fazla bir yer yoktu. Biz istedik ki tasarımcılar çok fazla risk almadan, büyük maddi sıkıntılara girmeden mağaza deneyimi yaşasınlar, insanlara tasarımlarını sunabilsinler ve olan ilgiliyi görsünler. Bizlerde tasarımcı olarak tamamen kendi dertlerimizden yola çıkarak oluşturduk bu konsepti. Tasarımcıların hangi ürünlerini sergileyeceğine karışmıyoruz, sadece görsel düzenlemesini üstleniyoruz, ki bununda satışta çok büyük etkisi oluyor. Ve tüm bunları komisyon almadan yapıyoruz. 


Tasarladığınız ilk koleksiyon için seçtiğiniz kelime “Köksüzlük” idi. Köksüzlük kelimesini mimari bir anlayış ile ele alırsak; bu kelime sizin için modanın neresinde duruyor?

   Bu kelime benim ilk yaptığım moda projesine ait. İlk kez mimari proje dışında birşey yapıyordum ve mimari tasarımda 'yer'e bağımlısınızdır, oysa moda tasarımında yerden bağımsızsınız. Bu beni çok etkilemiş ve bunun üzerine gidip bir proje yapmıştım. 
 İyi bir tasarım aynı zamanda neyi, niçin yaptığını bilmektir, 
diye ekliyor Özeri konuşmasına ve devam ediyor:Sorular sorarak tasarım geliştirilebilir. Eğer tasarımda sorduğumuz sorunun cevabı yok ise onu tasarımdan atmalıyız. Bazen tasarımda koyduğunuz şey kadar ne koymadığınız da çok önemli.İyi bir tasarım dürüst olmalı. Mesela mimari de duvarları tuğla ile örülmüş hissi vermek için o şekilde boyuyorlar ya da alışveiş merkezlerin ortasında yapay palmiyeler...Tasarımınıza binlerce el değecek ve tasarımınıza yoğunluk katmak gerçekten tasarımcı için zor bir şey.



Kişiye özel tasarım mantığına nasıl bakıyorsunuz? Her tasarımın seri üretimi yapılmalı mı sizce?

      Tasarım seri üretim demek. Kişiye özel tasarımda mümkün ancak bir tasarımın sadece bir tane olması o tasarıma değer yüklemez. Benim söylemek istediğim bundan ibaretti. Tasarımın 1 ya da 1000 tane olması onun değerlendirmemiz için bir veri olamaz, iyerek kişiye özel tasarım mantığını açıklayan Özeri, ekliyor.

       "Tasarımını çok beğendiğim bir kıyafetin içinde yazılar ile o kıyafeti anlatan bir kağıt gördüm. Şunu söylemek istiyorum:Bu yaklaşımlar sahte! Yazılar yazarak, şiirler ile süsleyerek tsarımı birisine aitmiş gibi yapmak çok sahte bir yaklaşım. Sizin tasarım yaparken vermeniz gereken çaba, yaptığınız kıyafeti bu tarz yöntemler ile kişileştirmek yerine evrenselleştirmeyi savunuyorum. Tasarladığınız bu kıyafeti dünyanın bir ucundaki insanda giyebilmeli ve insan kendi kullanım biçimiyle sizi tasarladığınız bir kıyafeti kişiselleştirmeli. Mesela kişiye özel tasarımlar... Tasarımcı kişiye özel tasarladığı kyafeti eğer bin tane sipariş alsa bin kişiye de yapar. Kişiye özel yasarımlar ile birilerini hedeflemek değildir tasarım."
Son projeniz “Package Yourself” de , tasarımlarınız kendi süzgecinden geçerek kendi paketimiz haline geliyor . “Package Yourself” üretim sürecinden bahsedebilir misiniz?

      Son projem değil, okuldaki bitirme projemdi.Üretimi gayet keyifli ve yaratıcıydı. Hatta ilk satışımı gerçekleştirdiğim koleksiyonum oldu. 



Hiç yorum yok: